1987 den beri

   
   Ada Sahibi,                                                   
   ya da Ada Olmak   

                                                       

   
  Tanınmış gezgin Thomas Cook, bir araştırma gezisi sırasında Atlas Okyanusu'nun ıssız bir yerinde, çığlıklar
  atan milyonlarca kuşun havada daireler çizerek uçtuğunu gördü.

  Kulakları sağır edecek denli yüksek sesle çığlıklar atan kuşların kimileri yoruldukça, kendilerini okyanusun dev 
  dalgaları arasına atıyorlardı. Onlar bu son hareketleriyle yaşamlarına son veriyorlar, kendilerini okyanusun 
  dalgalarına bırakırken, çaresizlikten ölüme teslim oluyorlardı.

  Bu olaya yalnızca Thomas Cook değil, o bölgede ki balıkçılarda yıllardır tanık olmuşlardı. Kuş bilimcileri ise,
  yaptıkları araştırmalarda göçmen kuşların farklı yönlerden gelerek okyanusta bu noktada birleştiklerini
  keşfediyorlar, fakat onların, birbirleri peşisıra kendilerini ölümün kucağına atmalarının nedenini bir türlü
  çözemiyorlardı.

  Gerçek, geçtiğimiz yüzyılın ortalarında anlaşıldı.

  Bu trajik olayın yaşandığı yerde bir zamanlar bir ada vardı. Göçmen kuşların göç yolu üzerinde bulunan bu ada,
  bir deprem sonunda, okyanusa gömülmüştü. İnsanların, yok olduğunun bile ayırdına varamadıkları ada, göç
  yollarının ortasında kuşlar için vazgeçilmez "dinlenme" durağıydı. 

  Kuşlar binlerce yıllık kalıtımsal alışkanlıklarıyla adanın yerini bilmekteydiler ve yıpratıcı, uzun yolculuklarının 
  ortasında, biraz dinlenebilmek ve toparlanabilmek için, yine binlerce yıllık kalıtımsal güdüleriyle, okyanusun
  ortasındaki adaya geliyorlardı ama...
  Olması gereken yerde adayı bulamayınca, yorgunluktan bitkin bedenlerini çığlık çığlığa okyanusun sularına 
  bırakmak zorunda kalıyorlardı.

  Söz kendini toparlamaktan açılmışken soralım. Sizin hiç "kendinizi toparlayacağınız" bir adanız oldumu?  
  Yaşamın uzun "göç yolları"nda acaba, sizinde bir yudum taze soluk alabileceğiniz, yolunuzun kalan bölümüne dinç 
  olarak devam etmenizi sağlayabileceğiniz bir adaya sahip olabildiniz mi? 

  Birgün yerinde bulamadığınızda ise, ona  illede ulaşmak ve sığınmak için başınız dönercesine, dengeniz
  bozulurcasına çırpınıp kanat çırptığınız bir ada yaratabildiniz mi yaşamınızda kendinize?

  Herşeyi sınırsızca paylaşabildiğiniz bir dost,
  Yola birlikte çıkacak denli güven duyduğunuz bir arkadaş,
  Size her zaman huzur verecek bir eş,
  Ulaşmak için yıllardır uğraş verdiğiniz bir amaç edinebildiniz mi? 

  Şöyle daha bir iyi  bakın çevrenize... Size gelen, size sığınan...Sizin gittiğiniz, sizin sığındığınız...Sizin   
  bulduğunuz dostlarınızı bir düşünüverin. Sonra da bir gerçeği görüverin gözlerinizle:

 
  Sizin durup , soluklandığınız ve kendinizi toparlayabildiğiniz kaç adanız var çevrenizde ve...

  Durup, sığınmak ve kendilerini toparlayabilmek gereksinimi duyan kaç dostunuz için
  siz bir adasınız?

        

Ana sayfa
- Hakkımızda - Ürünlerimiz - Yazıcı şerit - Kartuş - Toner - Faks karbon film - Pil - Fener - Şarj aleti - Ard mürekkep - Lazer toz
Hesap makinası - Fotoğraf yazar kasa faks pos kağıtlar - Dürbün - Teleskop - Mikroskop - Sayısal loto şerit - Eğitim CD - Tripod - İnvertör
Kişisel bakım ürünleri - Elektronik malzeme - Konvertör - Adaptör- Sürekli form etiket - Kulaklık - Kolon - Hayatın içinden - Alışveriş- Site haritası
 

Başçavuş Sokak Yazıcıoğlu İş Hanı Kat 5 No 79
Kadıköy - İstanbul
Tel : 0216 337 56 29  -  346 09 99
info @ dagbim.com